Şirinler Çizgi Filmi Üzerinden İyilik, Kötülük ve Evrensel Değerler Üzerine Bir Çözümleme / Dr. Öğr. Üye Sevra FIRINCIOĞULLARI

(TÜRKİYE)

ÖZET

Şirinler çizgi filmi insanın varoluşsal yanına ayna tutan ve insanlık tarihi boyunca süren adalete ilişkin temel mesajlar içermektedir. Bilindiği gibi adalet ve iyilik ya da adaletsizlik ve kötülük insanın iradi seçimleri ve eylemleriyle ortaya çıkan durumlardır. Bu durumlar insanın içinde bekleyen potansiyel güçler ve varoluşsal olarak kendini nasıl gerçekleştirdiğine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada şirinler çizgi karakterler üzerinden bu gerçekliğe bağlı temel mesajlar ve analizler ortaya konmaya çalışılmıştır. Çizgi karakterlerin renkleri, eylem çizgileri ve eylem seçimleri üzerinden bir okuma yapılmıştır. Aynı zamanda şirinler köyü içindeki işbölümü, köyde sihrin kullanılma nedenleri ve amaçları ele alınarak bir analiz yapılmıştır. Analiz Şirinler adlı karakterlerin tam zıt kutbunda bulunan ve anlam yüküyle bu zıtlığı taşıyan Gargamel’in eylem çizgisi içindeki konumu üzerinden gerçekleştirilmiştir. İki yönlü dikotomik okuma ile felsefi ve sosyolojik bakış açısının birleşmesi sonucu ortaya çıkan analiz sosyolojinin genel alanına girdiği gibi, edebiyat sosyolojisi, sanat sosyolojisi ve  sinema sosyolojisi alanlarına da hitap etmektedir. Çalışmada simgesel analize bağlı yöntem kullanılmıştır.

 

An Analysis on the Merit, Evil and Universal Values through The Cartoon Film, the Smurfs

ABSTRACT

The cartoons of Smurfs contain basic messages about the wars of justice, which mirror the existential side of man and continue throughout human history. As is known, justice and goodness or injustice and evil are manifested by the voluntary choices and actions of man. These situations arise depending on the potential forces waiting in human beings and how they exist. In this study, the basic messages and analyzes related to this reality were tried to be revealed through the cute cartoon characters. A reading was made from the characters of the line characters, action lines and action selections. At the same time, an analysis was made by examining the division of labor within the village of Cizler, the reasons and aims of using magic in the village. The analysis was carried out on the position of Gargamel in the line of action, which is located at the opposite pole of the characters named Smurfs and which carries this contrast with the meaning load. As a result of the combination of bi-directional dichotomical reading and philosophical and sociological perspective, the analysis also covers the sociology of literature, sociology of art, and sociology of cinema as well as the general field of sociology. In this study, symbolic analysis was used.

 

Şirinler köyü ve çizgi film üzerine genel bilgi

Ünlü Belçikalı karikatürist Pierre Culliford’un yaratıcısı olduğu Şirinler çizgi filmi genel özellikleri itibariyle iyilik, kötülük, adalet, iyiye ve ideale ulaşmaya çalışan insan ile, yine insanın içinde buna direnen karanlık taraf arasındaki en eski ve evrensel mücadele konusunda çarpıcı mesajlar içermektedir. Şirinler köyü ormanın içinde herkesin fark edemeyeceği bir yerdedir.

Şirinler köyünün sakinleri toplamda 99’u erkek biri kız olmak üzere 100 şirindir. Şirinler köyünün en belirgin özelliği doğanın içinde olması ve köyün sakinleri olan şirinlerin kendi kişisel özellikleriyle köy içinde bir iç denge oluşturmuş olmalarıdır. Köydeki herkes paylaşım, yardımlaşma, iş bölümü ve sevgi bağıyla birbirine bağlıdır. Bu bağların kendisi köydeki tüm iç dengeleri ve iyiliği oluşturan güçtür. Kısacası onları “şirin” yapan şey bu özelliklerdir.

Şirinler, Gargamel ve Eylem Çizgileri

Şirinler köyünün tek düşmanı korkunç büyücü Gargamel’dir. Gargamel kendi kulesinde kedisiyle yaşayan yalnız ve kötü yürekli bir büyücüdür. Genelde eylemleri kötülük üzerinden tanımlanan Gargamel’in anlam yükü şirinlerin anlam yüküyle bir zıtlık içermektedir.

Şirinler hiçbir durumda herhangi bir insan veya canlıya (kendi yaşam alanları olan doğaya zarar vermedikçe) kötülük düşünmüyor, onu durdurmak için bir şey yapmıyor. Herhangi bir şekilde doğaya zarar veren bir canlıyla karşılaştıklarında ise onu durdurmaya çalışsalar da yöntemlerinde şiddet kullanmıyorlar. Gargamel’in eylem çizgisine bakıldığında yıkıcılığı seçtiği, doğaya, insana ya da herhangi bir canlıya keyfi olarak veya kendi çıkarlarına hizmet etmediği için şiddet uyguladığı, zarar verdiği veya yok etmeye çalıştığı görülmektedir. Bu durum ünlü psikiyatr Karen Horney’in de vurguladığı gibi insan psikolojisinde yıkıcılığı seçmenin, kötülüğün ve adaletsizliğin köklerine inen ölüm içgüdüsünün birbirine yakın ilişkisini de ortaya koymaktadır. “İktidarla dopdolu olanlar körü körüne itaat görmeye hakları olduğuna inanırlar. Yaşamını öteki insanların ustalıkla yönlendirilmesine gereken bir oyun haline getirmiş kişiler, herkesi aldatmaya hakları olduğuna inanırlar. Öte yandan kimsenin onları aldatmaya hakları yoktur. Kendi çatışmalarıyla yüzleşmeye korkan kişiler “idare edilme” sorunlarını “kolayından halletme” haklarının olduğuna inanırlar. Saldırgan bir biçimde sömüren ve başkalarının gözünü korkutup onları kandırmasına izin vermelerini isteyen kişi, aynı şeyi ondan beklediklerinde bunun adaletsiz olduğunu söyleyip öfkelenecektir” (Horney, 2015: 54, 55).

Şirinlerin diğer canlılarla bağı yaşam dolu ve yapıcı, Gargamel’in ise yarara dayalı ve yıkıcı.

Çizgi karakterlerin Giysilerinin Rengi ve Anlam yükleri

Şirinlerin teni mavidir ve giysileri beyazdır. Gargamel’in ise giysileri siyah ve kırmızıdır. Bilindiği gibi felsefe tarihinde mavi aklı yani apollonik olanı simgeler.

Aydın, durgun, ölçülü gücü simgeleyen Apollon bir ışık olup, onda doğayı görme, varlığı akılla algılama ve akıl yetisine dayanan yöntemlerle biçimlendirme güç ve yeteneğine gönderme yapar (Cevizci, 2010: 126).

 Beyaz iyiliği, saflığı, masumiyet ve temizliği simgeler. Kırmızı ise diyanosyaktır. Tutkuları, şiddeti ve buna bağlı yıkıcı eğilimleri, siyah ise savaşı ve ölümü simgeler.

Dıonisos; “Nietzsche’nin Tragedyanın Doğuşu adlı eserinde uyum, düzen ve ölçünün ifadesi Apolloncu olanla karşılaştırılarak, insan varlıklarında var olduğunu söylediği yaşama isteği ve gücünün dinamik ve tutkulu dışavurumu olarak tanımladığı hal, insanın kendisini esrime ya da sarhoşluk hali içinde içtepi ve atılımlarına bırakması durumu (Cevizci,  2010: 468)

 Dolayısıyla Gargamel ve Şirinlerin giysilerinin renklerine bakıldığında, insanın birbirleriyle mücadele halindeki iki farklı tarafını simgelediğini söylemek mümkündür.

Sihir Kullanma Biçimleri, Zenginlik Tanımları ve Buna Bağlı Eylemleri

Şirinlerin lideri olan Şirin Baba da Gargamel de sihir kullanabilmektedirler. Ancak ikisinin sihir kullanma amacı ve biçimi farklıdır. Gargamel bunu sürekli çıkarları için yaparken, Şirin baba iyilik veya acil bazı tehlike anlarında denemektedir. Gargamel’in Şirinler’i sürekli altına çevirmek istemesi ise zenginlik anlayışları arasındaki farkı ortaya koymaktadır. Gargamel onları yiyerek ölümsüz olmak istemekte veya altına çevirerek zenginliği hayal etmektedir. Bilindiği gibi insanda ölüm korkusu arttıkça ve vicdanında uzaklaştıkça mülkiyet hırsı da daha fazla kendini göstermektedir. Gargamel’de iki duygunun baş başa gittiği ve bunun için yaşamı simgeleyen Şirinler’i yok etmek istediğini söylemek mümkündür.

“Empati gerçek anlamda insan oluşun yolunun insanın geçmiş acısıyla yüzleşmesinden geçtiğini kavramasıdır… Empatinin bastırılmasıyla şiddet ve yıkımı meşrulaştıran bir bilinç gelişmektedir. Kendilik sınırları dışında kalanın ele geçirilmesi canlıların ve eşyaların mülkleştirilmesi yaşamın amacı haline gelmektedir” (Gruen 2012: 41 19).

Şirinlerde maddiyat ve para kaygısı yoktur. Hatta köyde para bir değişim aracı olarak kullanılmaz, paranın adı geçmez çünkü her şey doğadan elde edilir ve paylaşılır. Şirinler yaşamı simgeleyen karakterlerdir ve maddi olana yönelimleri sadece ihtiyaçları kadardır. Kendini gerçekleştirmeye yönelmiş insanlarda olduğu gibi maddi ihtiyaçlar yaşamı sürdürmek için gereklilikler olarak görülür, geriye kalansa yaşamı doğa ve insanla kurulan ilişkilerle zenginleştirmektir.

Görkem arayışı, ideal benliğin aktüelleştirilmesi ihtiyacından doğar. İnsanın kendini idealleştirmesi başlı başına bir nevrotik çözüm olduğundan ve böylesine zorlantılı bir niteliği olduğundan, onun sonucu olan bütün dürtülerin de zorlantılı olması gerekmektedir. Kendisiyle ilgili yanılsamalara bağlı kalmak zorunda olduğu sürece sınırlarını kabullenemez, görkem arayışı sınırsız olana yönelir. Ana hedef görkemi elde etmek olduğu için bir şeyi aşama aşama öğrenme, yapma ve elde etme sürecine ilgisizdir… Dağa tırmanmak değildir istediği zirvede olmaktır… Varoluş üzerindeki vurgu görünüşe dönüştür… Sembolik terimler üzerinden konuşacak olursak, sonsuz görkeme giden kolay yol, aynı zamanda kaçınılmaz olarak insanın kendini hor gördüğü ve kendine eziyet ettiği bir içsel cehenneme giden yoldur da. Bu yola girerek insan aslında ruhunu ve gerçek benliğini yitirmektedir (Horney, 2015: 48, 49, 50).

 Şirinler yaşamın gerçek değerinin farkındadır ve bu değerlerle yaşamaktadırlar. Gargamel ise ölüme çekilmiş bit itkiyle yaşamı boğmayı ve ona sahip olarak yaşayabileceğini düşünmektedir. Bu durum insandaki yaşama ve ölüme yönelmiş iki içgüdünün ortaya çıkmak üzere bekleyen potansiyelini simgelemesi açısından önemlidir.

Gargamel’in Şirinler’e tuzak kurarak onları ele geçirmeyi düşünmesi, zarar vererek sahip olmayı, hileyle elde etmeyi akıllılık gibi görmesi ve her canlı varlığı bunun için kullanması yine insanın ölüm içgüdüsünü simgeleyen tarafıyla ilgilidir. Gargamel’in şirinlerden nefret etmesi, bunu sürekli dile getirmesi özünde yaşamdan kaçışının ve nefretinin dile getirilişidir.

Şirinlerin saldırgan olmamaları, hile düşünmemeleri, yaşamları tehlikeye düşmedikçe kötülüğe bile kötülükle karşılık vermemeleri, kibir, açgözlülük, bencillik gibi duyguları anında cezalandırmaları kendini gerçekleştirmeye yönelmiş yaşam dolu varlıklarının göstergesidir. Köyde birçok konuda eşit ve adil bir dağılım sürmektedir. Zira adaletsizliği düşünen çok azdır, bu durum çok ender rastlanan bir şeydir. Böyle bir şey gerçekleştiğinde ise bu dengesizlik durumu anında şirinbaba tarafından düzeltilir.

Sonuç

Çizgi karakterlerin genel anlamda ölümü ve yaşamı simgeleyen dikotomik özellikleri, bu özelliklere bağlı tutumları, olay örgüsü içindeki eylem çizgileri insanın varoluşuna ilişkin anlamlar içermektedir. Bu varoluş iyi veya kötü biçimde kendini gerçekleştirmeye yönelebilir. Hangisinin ortaya çıkacağı ise insanın kendi iradesi ve ürettiği olumsal ilişkiler içinde gerçekleşen durumlara bağlıdır. Bu iradi seçimlerle ortaya çıkan iyilik ve kötülük ise insanlık tarihi boyunca süren temel savaşın kendisidir; adaleti, iyiliği ve yaşamı kuran insanla, yıkan, öldüren ve adaletsizliği üreten insan varlığı.

Kaynaklar

Cevizci A, Felsefe Sözlüğü, Dıonysos Ruhu, Paradigma Yayınları, 2010 İstanbul

Cevizci A, Felsefe Sözlüğü, Apolloncu, Paradigma Yayınları, 2010 İstanbul

Horney, K, “Nevrozlar ve İnsan Gelişimi- Kendini Gerçekleştirme Mücadelesi”, “Kendinden Nefret Etme ve Kendini Hor Görme”, Çeviri: Emre Erbatur, Sel Yayıncılık, 2015,  İstanbul

Horney, K, “Nevrozlar ve İnsan Gelişimi- Kendini Gerçekleştirme Mücadelesi”, “Görkem Arayışı”, Çeviri: Emre Erbatur, Sel Yayıncılık, 2015, İstanbul

Gruen, A.  Empatinin Yitimi Kayıtsızlık Politikası Üzerine – Yalnızlığımızın Varoluşsal Endişesi, Çeviri: İ. İgan, Çitlembik Yayınları, 2012İstanbul

Yararlanılan Görsel Kaynaklar

Şirinler Çizgi Filmi –Usta Şirin’in Aşkı-

Şirinler Çizgi Filmi – Sihirli Küpeler-

Şirinler Çizgi Filmi – Şirinler ve Oduncular-

Şirinler Çizgi Filmi – Son Şirin Çileği-